Satın aldığınız plastik ve cam eşyalarin üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayıp yıkayın.Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.
Derin bir tecereye 1 litre süt , 2 kahve fincanı un ve 2,5 kahve fincanı şekeri ekleyin iyice karıştırırak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin .
Muhallebi koyu kıvama gelip fokurdamaya başlayınca 1 yemek kaşığı margarin ve 1 paket vanilin ekleyin tekrar karıştırın ve pişince ocaktan indirin .
Kahve fincanına 2 parmak boşluk kalacak şekilde muhallebiyi dökün . Tencere içindeki muhallebi bitene kadar fincanlamaya devam edin .
Fincanlarda ki muhallebileri 4 saat buzdolabında soğumaya bırakın .
Soğuyan muhallebileri fincanlarından çıkarıp rendelenmiş hindistan cevizine bulayın.
Hindistan cevizine bulanmış muhallebileri servis tabağına alın ve üzerine çilek , nar , muz , kiraz hatta kakao ile süsleyerek servis yapabilirsiniz .
Unutmayın bu tatlının hazırlama süresi 5 , pişirme süresi 15 dakikadır . Afiyet Olsun ...
Yılın en sıcak günlerinde bile esen hafif rüzgarı, lavanta kokan
sokakları ve beyaz boyalı taş evleri ile ayrıcalıklı bir yer Alaçatı.
Kendine has rüzgarıyla Dünya üzerinde rüzgar sörfüne en elverişli
yerlerden birisi. Seyahatini hala yaşayan bir köy hayatının tam içinde,
temiz havalı, bol oksijenli ve huzurlu geçirirken aynı zamanda lüks,
modern ve seçkin bir yaşamdan da vazgeçmek istemeyenler için ideal bir
kasaba.
Restoranları, tasarım butikleri ve barlarıyla cıvıl cıvıl! Masmavi
denizinde serinledikten sonra akşam taş sokaklarında yemek yemek için;
Hacımemiş Mahallesi'nde kahve içtikten sonra Port Alaçatı'daki eğlenceye
katılmak istiyorsanız işte Alaçatı...
Artık ÇeÅŸme denince akla, hemen son yıllarda taÅŸ evleri ile popüler olan Alaçatı geliyor. Ama ne popülerlik… Mesela bir Ot Festivali
var ki dillere destan, otobüs otobüs insan geliyor. Haliyle köyün
altyapısı, gece gece 15 dakikada bir kesilen elektriklerden de
anlaşılacağı gibi, bunu kaldıramıyor. Yani bu son zamanlarda sezonu öne
çekmek için çıkarılmış festivale kanmayın, siz baÅŸka zamanlarda da Alaçatı’ya gidin...
Karpuz ve peynir ikilisini hepimiz çok severiz.
Gerçekten çok da sağlıklı bir ikilidir. Çünkü peynirde hem kalsiyum hem
de protein vardır ve bizim protein almamız için, kas dokularımızı
artırmak için çok faydalıdır. Özellikle kalsiyum alımımıza katkı
sağladığından dolayı biz peyniri hem çok severiz hem de çok önemseriz.
Yanında da karpuz tükettiğimiz zaman hem fazla miktarda posa almış
oluyoruz, lif alımımız artırmış oluyor hem de içerisindeki likopen den
dolayı antioksidan alımımız ve vitamin alımımız tabii ki artmış oluyor.
Çoğumuz davetlerde doğum günlerinde ağır, yağlı, kalorisi çok yüksek
olan kanepeleri tüketiriz; ama aslında çok da hafif kanepeler yapmak
mümkün.
Karpuzu kare ÅŸeklinde doÄŸruyoruz. Peynirlerimizi de yine kare ÅŸeklinde
fakat karpuzdan daha küçük bir kare dilimi şeklinde doğruyoruz. Peynir
dilimlerimizi karpuz dilimlerimizin üzerine, taze nanemizi de peynir
dilimlerinin üzerine yerleştirdikten sonra üzerine kürdanlarımızı
batırıyoruz. Bir porsiyon karpuzlu kanepe yediğinizde ortalama 100 kalori kadar bir enerji almış olacaksınız.
Yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz
aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri bulunan karpuzun tüketilmesi
için olgunlaşmış olmasına özen gösterilmesi gerekiyor.
Havaların ısınmasıyla birlikte alışveriş merkezleri ve manavların
reyonlarını süslemeye başlayan karpuzun, içeriğinde bol miktarda bulunan
laykopen maddesi nedeniyle, kansere karşı koruyucu özelliği bulunuyor.
Derin dondurucunuzda karpuzu saklayabilir ve kışın taze taze tüketebilirsiniz.
Öncelikle kuru bir bezle karpuzu güzelce silin. Parafin yağı ya da mumu su banyosu yöntemiyle eritin. Biraz soğumasını bekledikten sonra karpuzun yüzeyini, 0,5 cm kalınlığında, bu sıvıyla her yerini kaplayın. Donup sertleşmesi için bekleyin. Kapladığınız karpuzu içinde saman ya da gazete kağıtları dolu bir poşete koyup poşeti bağlayın. Derin dondurucunuzun en dibine yerleştirin. Kaplamasının üzerinde herhangi bir çatlak ya da iz olup olmadığını zaman zaman kontrol edin.
Bu yöntem sayesinde karpuzu 6 ay boyunca derin dondurucuda taze bir şekilde saklayabilirsiniz...
Normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla
üretilen kulak çubuklarının, kulak kanallarının içini temizlemek
amacıyla bilinçsizce derinliklere sokularak temizlenmesi durumunda
mantardan kulak zarında delinmeye, enfeksiyondan işitme kaybına dek
birçok hastalığa yol açabilir.
Özellikle yaz aylarında havuz, deniz ve duş esnasında suyla temas
artarken; kulağını sık sık temizleme ihtiyacı hisseden ve kulak
çubuğuyla karıştıran insanlar, dış kulak yolunda gözle görülmeyen bazı
çiziklere, zedelenmelere yol açabiliyor. O zedelenmeler ve çatlaklardan
bakteriler kolayca girerek dış kulak yolunda enfeksiyona neden
olabiliyor. Haliyle çok kolay enfeksiyon kapılıyor. O nedenle bilinçli
hareket etmek, kulak çubuklarını kulakların derinliklerine doğru
koyuvermemek gerekiyor.
Kulak zarı yaklaşık 2.5-3 santim ileride yer alıyor. Ani ve aşırı basınç
değişikliklerinin yanı sıra, patlama, aşırı ses, travma, tokat atma ve
darp gibi sebeplerle delinebilen kulak zarı, kulak çubuğu ve şişle
kulağı kurcalama sonucunda da aynı sorunla karşı karşıya kalabiliyor. Bu
nedenle özellikle havuz, deniz ve duştan sonra kulağın nemini almak
yeterli oluyor.
Dar ve sıkan ayakkabılar kişiye oldukça rahatsızlık veren bir durumdur. Ayakkabılarınız dar ve sıkıyorsa bu durumda ilerleyen zamanlarda ayak sağlığınızı da tehlikeye atmış olursunuz.
Aldığınız ayakkabı ayağınıza dar geliyor ve sıkıyorsa, aşağıda ki ipuçlarıyla ayakkabınızı yarım hatta 1 numara büyütmek mümkün.
Yöntem 1: Buzdolabı poşetinin içerisine yarıya kadar su koyun. Sonra poşetin içine ayakkabılarınızı yerleştirin. Sonra buzluktan çıkardığınız ayakkabıları çözülmesi için oda sıcaklığına alıp bekletin. Çözüldükten sonra kuruttuğunuz ayakkabılarınızın gevşediğini göreceksiniz.
Yöntem 2: İlk olarak gazete kâğıtlarını sirke ile ıslatın. Daha sonra gazete kâğıtlarının fazla suyunu alın. Sonra sirke ile ıslattığınız gazete kâğıtlarını buruşturup ayakkabınızın içinde bir gün boyunca bekletin. Gazete kâğıtlarına sıktığınız sirkedeki asit ayakkabılarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.
Yöntem 3: Kalın çoraplarınızı giyip sıkan ayakkabılarınızla bir süre dolaşın. Bu işlemi ayakkabınız gevşeyinceye kadar tekrarlayabilirsiniz.
Yöntem 4: Ayakkabınızın dar ve sıkan bölgelerini su ile ıslatın. Sonra saç
kurutma makinesini en sıcak seviyeye getirerek ayakkabınızı kurutun. Bu
sayede ayakkabılarınız kısa sürede gevşeyecektir.
Yöntem 5: Bir adet patatesin kabuklarını soyarak ayakkabılarınızın sıkan ve dar
gelen yerlerine patatesleri iyice yerleÅŸtirin. Bir gece patatesleri
ayakkabınızın içerisine bekletin. Ertesi sabah gevşediğine şahit
olacaksınız.
Yöntemlerin hiç biri yeterli gelmiyorsa ve işe yaramadıysa dar gelen
ayakkabılarınızı bir ayakkabıcıya götürerek kalıba koydurmasını
istemeniz gerekir.
Ihlara Vadisi, Hasandağı volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşan cemal şekilli bir vadidir. Aksaray'a 40 km uzaklıktadır. Melendiz çayı, milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan kanyon görünümlü bu vadiyi meydana getirmiştir. Bu çatlaklardan yol bulan kanyonun bugünkü halini almasını sağlayan Melendiz Çayı'na ilk çağlarda Kapadokya Irmağı anlamına gelen "Potamus Kapadukus" adındaydı.
14 km uzunluÄŸunda ki vadi Ihlara'dan baÅŸlar, Selime'de son bulur. Vadinin yüksekliÄŸi yer yer 100 –150 m dir. Vadi boyunca kayalara oyulmuÅŸ sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Ihlara Vadisi'nde kiliselerdeki süslemeler 6. yüzyılda baÅŸlayarak 13. yüzyılın sonuna kadar devam etmiÅŸtir. Bazı barınaklar ve kiliseler yeraltı ÅŸehirlerinde olduÄŸu gibi birbirine tünellerle baÄŸlıdır .
Fazla misafirinizmi ! geldi hemen masanızı çevirerek açıyorsunuz sorun bitiyor . Tabii iyi bir mobilya ustası bulup masayı yaptırmak Size kalıyor ...
Zeytin aÄŸacına iliÅŸkin mevcut en eski veri Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39.000 yıllık zeytin yaprağı fosilleridir. Kuzey Afrika’daki Sahra
bölgesinde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise M.Ö. 12.000'e
ait zeytin ağacı bulgularına rastlandı. İlk zeytin hasadının ne zaman
ve hangi uygarlık tarafından yapıldığıysa bilinmemektedir.
Zeytinyağı kültürünün Akdeniz’deki diÄŸer kavimlere yayılmasında en
önemli rolü Giritliler oynamıştır; hem de yaklaşık 3000 yıl boyunca.
Güçlü ticaret filolarına sahip olan Giritliler'in gerçekleştirdiği
zeytinyağı ticaretinin günümüzdeki en canlı tanıkları, Knossos ve Faistos
saraylarının yıkıntıları arasında bulunan 2 metrelik zeytinyağı
küpleridir. “Pithoi” denilen bu dev küplerle beraber bulunan tabletlerde
ise o günkü zeytinyağı ticaretinin nerelere yapıldığını ve
zeytinyağının nerelerde üretildiğine dair bilgiler yer almaktadır.
Püf Noktası : Uzun zaman saklayacağınız zeytinyağının acımasına engel olmak için;
Işıktan uzak bir yere koyun. İçine biraz toz şeker ilave edin.
1 kilo süt ve 3 yemek kaşığı pirinç ununu karıştırarak pişirin , ocaktan indirmeden 5 dakika önce vanilya , 1 yemek kaşığı margarin 1 bardak şeker , 1 bardak hindistan cevizi ekleyip karıştırın . kaselere koyun ve soğuk olarak servis yapın !
St. Antoine Katolik Kilisesi İstanbul'un en büyük ve cemaatı en geniÅŸ Katolik Kilisesi'dir. İstiklal Caddesi üzerinde Galatasaray'dan (Galatasaray Lisesi tarafında) Tünele doÄŸru giderken sol tarafta bulunur. 1230’da rahipler, kurucuları Assisili Aziz Fransua adına, Galata civarında bir kilise inÅŸa ettiler. 1639 ve 1660 yangınlarında iki kez yanan ve her yangından sonra yeniden aynı yerde kurulan Aziz Fransua Kilisesi en son geçirdiÄŸi yangın olan ve bütün çevresini yutan 1696 yangınından sonra BeyoÄŸlu’daki yeni konumuna taşındı. 1724 yılında Pera'da Aziz Antuan adı verilen bu yeni bir kilise Osmanlı İmparatorluk saray ve devlet hizmetinde bulunan ve ayrıca ticaretle uÄŸraÅŸan Katolik ülkelerin (ekserisi İtalyan-Fransız) vatandaÅŸları ve onların aileleri için inÅŸa edildi ve kutsandı.
Popular Posts
-
Bir su bardağı şeker ve bir su bardağı tahini çırpın . Farklı bir kabın içinde 4 su bardağı un 1 paket vanilya 150 gram margarin ve ...
-
Biberiye , Kuş dili Diğer bir ismi kuş dili olan biberiye akdeniz bitkisi olup çok eski zamanlardan beri yetiştirilir. Herdem yeşil ...
-
Balık Buğulama Mevsimlik Beyaz etli balığı fleto şeklinde kesin . Geniş bir tencereye koyun . 1 buçuk su bardağı domates suyu ve ...
-
3 adet yeşil elma ve 1 adet limonu katı meyve sıkacağından geçirip ya da cam rendede rendeleyip içine buz koyun . Dekoratif bardakların i...
-
Balık Kokusu Balık kızarttıktan sonra mutfağa sinen kokuyu gidermek için bir kapta , 1 çay bardağı su ve 2 çorba kaşığı sirkeyi kayna...
-
Allık tercih ederken solgun ten renginiz varsa pembe kayısı bej tonlarını tercih edin , Pembe ten renginiz varsa bej tonla...
-
3 adet kabağı halka halka doğrayın 1 yemek kaşığı mısır unu yarım bardak çekilmiş ceviz 1 çay kaşığı nane ve tuzu karıştırın kabakları bu...
-
Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için . onları bir gece tuzlu suyun içinde bekletin . Böylece içleride dağılmadan kolayca ...
-
Fethiye Antalya arasında bulunan 18 kilo metre uzunluğundaki Saklıkent , zorlu doğa yürüyüşlerini sevenlerin mutlaka ziyaret etm...
Facebook Page
Labels Cloud
akvaryum
Alaçatı
ayakkabı
bakım
balık
balık sofra
beslenme
biblo
bitki
börek
ceket
cila
çanta
Çay
dans
dekorasyon
diyet
ev
Fincan Tatlısı
giyim
Hamile
Hindistan Cevizli Muhallebi
Ihlara Vadisi
kadın
kahvaltı
kahve
kek
Kekova
kemer
kilo
krem
Kumluca
kurabiye
makyaj
Mantarlı Pilav
meyve
Minyon Bayanlar
moda
mutfak
öneri
Pekmezli Muhallebi
peynir
poğaça
Pudra Sekerli Toplar
Puf Böreği
püf noktası
Reçel Kavanozu
saat
saç
sağlık
Salata
salon
Seftali Receli
seyahat
sofra
spor
St Antuan Katolik Kilisesi
süt
ÅŸapka
ÅŸifa
tablo
tanıtım
tatlı
tava
tavuk
temizlik
tırnak
turizm
Tünik
ütü
vazo
Visneli Parfe
yaÄŸ
yemek
YeÅŸil Elma Kokteyl
yürüyüş
Zeytin




























